1. HAT MÜZAYEDESİ, 18.07.2026 saat: 22:00'a kadar internet sitemizden pey verebilirsiniz. 22:02 itibariyle canlı müzayedemiz başlayacaktır. Kitap, Dergi ve süreli yayın hariç tüm ürünlerden % 20 ürün KDV'si alınmaktadır. Komisyon Oranı: % 20 + KDV'dir. ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 1 HAFTADIR.
Şii ve Sünnî akideleri karşılıklı konuşmalar üzerinden aktararak ehl-i beyt, imamet ve Şiilik tarafını savunan eser.
Arapça yazılmış, önce Farsça´ya ve sonra Türkçe´ye çevrilmiştir.
*Eserin sırtı yoktur, bu nedenle formalarında gevşeme ve açılma vardır.
Namaz üzerine yazılan Şurûtu´s-Salât risâlesine yazılan şerh ve ilave olarak bir namaz risâlesi içeren mecmua. Risâlê arasındaki boş sayfalara bolca not düşülmüştür.
*Sırttaki ayrılma sebebiyle gevşek ve ayrık sayfalar vardır.
Mıklebli ve şemseli.
*Cildi, baştaki ve sondaki formaları dağılmıştır. Orta kısımlarda bazı tamirli varaklar olsa da metin iyi durumdadır. Eser hâliyle arzedilmiştir.
Asıl adi Tefsirü´l-Furkân olan tasavvufî-işârî tefsir. Hanefî mezhebi görüşlerine göre hazırlanan tefsir âyetleri nüzul sebepleri, fıkhî hükümleri ve tasavvufî cihetleriyle açıklayan bir eserdir.
*Metin 14. sûre olan İbrahim sûresinin orta kısmından itibaren başlamıştır. Son kısım son sûre olan Nâs sûresi dahil tam metin mevcuttur. Fotoğrafları inceleyerek pey veriniz.
Bursa Ulu Camii´nde bir âyeti açıklarken Hazreti Muhammed´in (s.a.v) Îsâ Peygamber´den (a.s) üstün olduğunu iddia eden vaize cevap olarak yazılan mevlid-i şerif, bütün Osmanlı dünyasına yayılarak hemen her dile çevrilmiş, Peygamber sevgisine dair en başta gelen kitap olarak kabul görmüştür.
Şemseli deri dönem cildinde. Levhalı, altın cetvelli ve tahrirli.
Cüz, Mücâdele sûresinin 8. âyetiyle başlayıp Saf sûresinin ilk sayfasıyla bitmektedir.
"Dua ve niyaz" anlamına gelen ibtihâle ila salavât-ı şerife içeren risâle.
*Sayfa içlerinde tamir ve kırıklar vardır. Fotoğrafları inceleyerek pey veriniz.
Kırmızı cetvelli ve harekeli nesih yazı ile. Başlıklar ve bölüm başları kırmızı mürekkepledir.
Osmanlı Türkçesi ile yazılmış ilmihal. Ünlü Kadızâdeli vaiz Üstuvânî Mehmed Efendi´nin görüşlerini aktarır. Vefatından sonra bir talebesi tarafından yazıldığı düşünülen metin, itikat, ibadet, ahlak ve tasavvuf gibi konulara dairdir. Konu başlıkları sayfa kenarına "matlab" sözcüğüyle not düşülmüş, metin içi konular da "mesele" başlığıyla belirtilmiştir.
*Dibace sayfasından sonraki sayfa yoktur: "Ve ba´dü" bölümünden konu başına kadar geçen kısımda muhtemelen 1-3 sayfa kayıptır. Sayfalarda tamir ve hasar izleri mevcuttud, bazı formalar gevşek veya ayrıktır.
Mıklebli ve ebru kapaklı dönem cildinde.
Zemahşerî´nin ünlü muhtasar nahiv eseri El-ünmûzec´in şerhi. Müellif, dibacede Erdebilli olduğunu ve Ünmûzec´in az sözle çok şey anlattığı için talebelere açıklama maksatlı yazdığını ifade etmiştir.
Serlevhalı, cetvelli, kırmızı ve siyah tahrirlidir. Altın yazılı ve altın duraklı.
Allah´ın (c.c) sıfatları ve temel itikat konularını 57 başlıkta işleyen risâle.
Ebrulu dönem cildinde, altın cetvelli ve tahrirli.
*Baş kısmındaki ilk varak sonradan eklenmiştir. Sondaki Osmanlıca bölüm eksiktir. Fotoğrafyarı inceleyerek pey veriniz.
"Bal Tefsiri" olarak bilinen hikâye, Hazreti Ali (r.a) cenkten gelirken Resûlullah´ın (s.a.v) huzuruna getirilen bir miktar bal üzerine gelişen menkıbeye dairdir.
Hacı Abdullah Efendi´nin okçuluğa dair 40 hadis-i şerifi derleyip açıkladığı risâle. Hadislerde okçuluğun fazileti, faydası ve ibadetlere denk sevabına dair teşvikler anlatılmıştır.
Necmeddin Dâye tarafından Farsça kaleme alınana Mirsâdü´l-İbâd´ın Türkçe tercümesi. Tasavvufun sistemleşmesinde mühim bir yeri olan eser, Anadolu Türkleri arasında çok tutulmuş, bu sebeple Karahisârî eseri Türkçeye tercüme etmiştir. Eser, nefis tezkiyesinden başlayarak bireyselden sosyale, sivilden başlayarak devlet yönetimine doğru bir yol izler. Esnaflar, zanaatkârlar, kadılar, müftüler derken yöneticiler ve hükümdarlara kadar ilerleyerek tasavvuf penceresinden bütün bir İslâm toplumu anlayışı sunar. Bu açıdan yalnız bir seyrüsüluk eseri değil, aynı zamanda nasihatname ve siyasetname özelliği de taşır. Metin iki ayrı kalem ve yazıyla yazıldığından iki ayrı müstensihin elinden çıkmış olması muhtemeldir.
*Dibacenin başında eksik vardır ve eser hâliyle arz edilmektedir. Fotoğrafları inceleyerek pey veriniz.
1- EŞ-ŞÂFİYE, İbni Hâcib, hicrî 1195 tarihli.
2- ÎSÂGÛCÎ, Esîrüddin Ebherî.
3- HUSSÂM KÂTÎ, Hüseyin bin İbrahim, hicrî 1085 tarihli.
4- TAŞKÖPRİ MU´RİBİ.
5. MU´RİBÜ´L-İZHÂR, Zeynizâde Hüseyin.
İbni Hâcib´in ünlü sarf eseri Şâfiye, Antik Çağın ve İslam dünyasının en bilinen mantık metni Ebherî´nin risâlesi, Hüsâm Kâtî´nin Îsâgûcî şerhi, Taşköprülü ve Zeynîzâde´nin Mu´rib adlı eserlerini içeren mecmua. Eserler sağ ve soldan başlayıp ortada birleşecek şekilde ters ciltlenmiştir.
Osmanlı Türkçesi ile yazılmış hadis ve akide kitabı. Daha çok ahiret inancı ve dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında bağlara değinen, hadisleri Arapça verip Türkçe açıklayan eser.
*Eserin ayak kısmında yanık kaynaklı kayıp vardır. Fotoğrafları inceleyerek pey veriniz.
Para, kuruş ve dirhem cinsinden bir listenin tutulduğu hesap defteri.
Baş kısmında (...)42 tarihinde teslim edildiği ve Molla Velizâde´ye ait olduğu yazılıdır.
Hadis, rivayet ve menkıbelerin yer aldığı, son kısmına bir hutbe risalesinin eklendiği metin.
Metin yer yer sonradan tamamlanmış, birkaç kez yazı tarzı değişmiştir. Yazı değişikliklerine rağmen kâğıt aynı türdendir, metnin ana gövdesinin aynı tarihe ait olduğu kanaatindeyiz. Hutbe risâlesinin sonu eksiktir.
*Metin sekizinci hadisten başlamıştır. Baş sayfa ile bu kısmın arası eksiktir. İç sayfalarda kopuk birkaç varak vardır
Osmanlı Türkçesi ile yazılmış ilmihal. Ünlü Kadızâdeli vaiz Üstuvânî Mehmed Efendi´nin görüşlerini aktarır. Vefatından sonra bir talebesi tarafından yazıldığı düşünülen metin, itikat, ibadet, ahlak ve tasavvuf gibi konulara dairdir.
*Bazı sayfalarda ıslanma sebebiyle mürekkep dağılması vardır ancak metin kaybı yoktur. Arka kapağı mevcut değildir.
Eserin kapakları yoktur ancak ilk ve son sayfaları mevcuttur.
Muhtemelen bir mevlidhan ya da okuyucuya ait olan defterde bilinen ve az bilinen ilahiler derlenmiştir. Yer yer ilaveler, düzeltmeler vardır.
Yunus Emre döneminden, daha sonraki halk dilinden ve daha ağdalı dil ve üsluptan ilahilerin yer aldığı metin, Osmanlı musıkî hayatının renkliliği ve katmanları açısından ilgi çekicidir.
Hutbe, bayram hutbesi, havas, ilahi, şiir dua ve çeşitli şahsî notların alındığı cönk.
Düşülen tarihlerden notların çoğunun 1234-38 yıllarında alındığı anlaşılıyor.
Türkçenin en bilinen şairlerinden ilâhî, şiir, beyit ve divan edebiyatı türü eserlerin yer aldığı cönk. Âşık Yunus, Nesîmî, Fuzûlî, Turabî Baba, Misâlî, Sıdkî gibi birçok şairin eseri derlenmiştir.
Ayrıca bolca nefes de yazılmıştır.
Sûre başı âyetlerle başlayan dualarde yer Türkçe ibareler vardır. Hâtime kısmı da Türkçedir. Türkçe kısımlar "halk İslam´ı" tabir edilen, dinin günlük hayatta yaşanan halinin güzel deyişlerini de içeren bölümlerdir.
Metinde tarih yoktur ancak dibace sayfasındaki mühür 1298 tarihlidir.
Kura, remil, yıldıznâme gibi ilimlere vâkıf olduğunu belrten müellif, merak edilen soruları cevaplamak için ilk sayfada gösterdiği cetvelden hesap yapılarak çıkacak cevapları yazmıştır.
Doğacak çocuğun cinsiyeti, ömrü, beklenen bir olayın ne olacağı ve neticesi gibi akla gelen her meselenin olumlu ve olumyu cevaplarının bulunduğu defterde, baştaki cetvel üzerinden hesap edilip neticenin öğrenileceği salık veriliyor.
Çeşitli ordu belgelerinin, ilaç terkiplerinin, ebced hesabı bilgilerinin ve değişik bilgilerin not alındığı defter. Baş ve son kısmı dolu, orta kısımların bir bölümü boştur.
2 adet serlevhalı, cetvelli, tahrirli ve duraklı. Siyah ve kırmızı mürekkeple, harekeli nesih yazıyla.
Ashâb-ı Bedir risâlesine ek olarak Akabe biatı, raviler ve Ashâb-ı Suffe gibi sahabe topluluklarının da listesi verilmiştir. Başkaca dua ve havas özellikli vird ve hizipler vardır.
Baş sayfadan önceki mührün üzerindeki temellük kaydında Arapça "Tunuslu Vezir-i Azam Hayreddin´in oğlu Mehmed Tahir - 1326" notu düşülmüştür.